Login

Lost your password?
Don't have an account? Sign Up

DUDAK DAMAK YARIKLIKLARI(DDY)

Dudak-Damak Yarıklıkları Nedir?

Hamileliğin 4. Haftasında dudak, 4-8. Haftalarındaysa damak oluşumunun duraksamasıyla meydana gelmektedir. Dudak damak yarıklıkları yalnız başına görülebileceği gibi herhangi bir sendroma da (komorbidite) eşlik eder. Yarık dudak damak durumunda tüm anatomik yapılar mevcut olmasına rağmen normal bir şekilde bir araya gelmemiştir ve hipoplaziktir (Kummer, 2014). DDY’li bireylerde beslenme, konuşma, rezonans bozuklukları görülebilmektedir. Doğum öncesinden başlayarak ailenin bu sürece hazırlanması, süreç hakkında bilgilendirilmesi, doğum sonrasında beslenme hakkında bilgilendirmenin ve uygulamaların yapılması, çocuğun dil-konuşma gelişiminin takibinin sağlanması diğer disiplinlerle birlikte çocuğun gelişimini takip etmek bizlerin görevleri arasındadır.

Dudak-Damak Yarıklıklarının Nedenleri Nelerdir?

Yarıkların oluşumunda genetik ve çevresel faktörler rol oynamaktadır (Shaw ve ark. 1996; Blanco ve ark., 2015; Molina-Solana ve ark., 2013).

  1. Genetik faktörler:

– doğrudan dudak damak yarığına sebep olan veya dudak damak yarığı riskini artıran genler,

– bazı kromozom bozukluklar.

  1. Çevresel faktörler:

– geç ebeveyn olma,

– sigara ve alkol kullanımı,

– antiepileptikler ve kortikosteroidler gibi bazı ilaçlar,

– bazı virüsler ve hastalıklar,

– beslenme eksikliği ve folik asit eksikliği.

Dudak damak yarığı genelde, yukarıda sayılan faktörlerden sadece birine bağlı olarak ortaya çıkmaz. Bir çok faktörün etkileşimi sonucu oluşur (Seto-Salvia ve Stainer, 2014).

Dudak Damak Yarıklıklarının Görülme Sıklığı Nedir?

Dünyada DDY görülme olasılığı ortalama olarak 1/1000’dir. DDY’nin %25’i bilateraldir. Yarıkların %75-80’i unilateraldir ve sıklıkla yarık sol taraftadır. Yarık dudak erkeklerde kadınlara göre iki kat daha sık görülmekteyken; izole damak yarığı kadınlarda erkeklerden iki kat daha sık görülmektedir (Dixon ve ark., 2011).  Bilateral dudak yarıklarının %85’inde; unilateral dudak yarıklarının %70’inde damak yarığı da vardır. Dudak damak yarığı gebeliğin ikinci üç aylık döneminde %100 doğruluk payı olmamakla birlikte üç boyutlu ve dört boyutlu ultrason ile tespit edilebilmektedir ancak damak yarığı görülememektedir.

Dudak Damak Yarıklığı ve İletişim

DDY bireyin konuşma üretimi zaman zaman normal üretim sapmalar gösterir. Bunlar: hiponazal veya hipernazal rezonans, nazal değişiklikler, zorunlu ve telafi edici artikülasyon hataları, sürtünmeli seslerde bozulma ve fonasyon bozukluklarıdır. Dudak damak yarıklı bireyler akranlarına göre konuşma problemleri açısından daha yüksek risk grubundadır.

  1. Dil Gelişimi

DDY’li çocuklar da diğer tüm çocuklar gibi gelişim ve iletişim hiyerarşisini takip etmektedir (D’Antonio ve Scherer, 2008). DDY’li çocuklar, sağlıklı yaşıtları ile karşılaştırıldığında ilk sözcük ve iki kelimeli cümle üretimi gibi dil gelişimi basamaklarında gecikme yaşayabilir, genellikle basit yapılar kullanma eğilimindedir ve ortalama sözce uzunlukları (OSU) kısadır, daha az sözel üretim yaparlar ve daha kısıtlı sözcük dağarcıkları vardır (Bzoch, 1956; Spriestersbach ve ark., 1958; Morris, 1962; Nation, 1970; akt. Kuehn ve Moller, 2000). Damak yarığı ameliyatının yapılması, orta kulak sorununun tedavi edilmesi ve/veya velofarengeal yetersizliğe müdahale edilmesi gelişimin erken evrelerinde görülen problemleri ilerleyen yaşlarda ortadan kaldırabilir (Kummer, 2014).

  1. Artikülasyon

DDY’li bireylerin sesletim performanslarıyla yarık tipi ve şiddeti, ameliyat prosedürleri, çeşitli anatomik ve fizyolojik problemler, mevcut veya önceki velofarengeal yetmezlik, ameliyat zamanlaması, fistüller, maksilla veya mandibuladaki bozukluklar, dental anomaliler ve nazal deviasyonlar arasında bir ilişki mevcuttur. Böylelikle DDY’li bireylerin hedef sesleri doğru olarak üretmesini engellemektedir (Shprintzen ve Bardach, 1995; Kuehn ve Moller, 2000; Howard ve Lohmander, 2011).

Artikülasyon terapisi için buraya tıklayınız.

  1. Rezonans

Konuşma sırasında oral, nazal ve/veya faringeal boşluklara ses enerjisinin tutarsız şekilde dağılması rezonans bozukluklarına sebep olmaktadır (Wyatt ve ark., 1996). Dudak-damak yarıklı bireylerde başlıca rezonans bozukluğu hipernazalite olmakla birlikte genellikle velofarengeal yetmezlikten kaynaklanmaktadır. Sonuç olarak hipernazalite ünlü üretimlerini, özellikle de yüksek ünlüleri etkiler. Bu durumda konuşma temel olarak nazal seslerden oluşur. Sözce uzunluğu, hız veya fonemik karmaşıklık arttıkça ünlülerdeki hipernazalite ve ünsüzlerdeki nazalizasyon artar.

Dudak Damak Yarıklığında Değerlendirme

Dudak damak yarıklığı olan bireylerde gözlenen çeşitli alanlarda ve çok sayıda soruna uygun müdahale bulunabilmek, gerekli yönlendirmeleri yapabilmek ve doğru planlanmış terapi hizmetleri verebilmek için detaylı bir değerlendirme şarttır. Bu değerlendirmeler tek başına bir dil ve konuşma terapisti tarafından değil interdisipliner bir çaba ile yapılmalıdır. Tüm ekip üyeleri tarafından ortaya konulan bulgular hastaya sağlanacak hizmetin planlanmasında kullanılmalıdır. Rutin değerlendirmelere ek olarak, konuşmayı etkileyebilecek ameliyatlardan önce aletsel ve algısal değerlendirme yapılır. Ameliyatın konuşma üzerindeki etkisini belirlemek ve daha fazla tedaviye ihtiyaç olup olmadığını ortaya koymak için operasyon sonrası değerlendirme de yapılmalıdır.

Dudak Damak Yarıklığında Terapi

Dudak damak yarıklı olgularda 0 -18 yaş aralığında multidisipliner tedavi yaklaşımları ile tedaviler ve operasyonlar uygulanmaktadır. Tedavi ve operasyonların doğru zamanda yapılması çok önemlidir. Dil ve konuşma terapistleri DDY’li çocukları beslenme ve yutma takibi ile prenatal dönemden yetişkinliğe kadar sürecin içindedir. Bu süreci daha sonra iletişim, dil ve konuşma gelişimini takip eder. Olası bir dil ve/veya konuşma probleminde erken müdahale çok önemlidir. DDY’li bireyin yaşayacağı konuşma bozukluklarına yönelik terapi süreci ise 3 yaş civarında başlar. Dil ve konuşma terapistinin bireye sağladığı hizmet yaşına göre kimi zaman aile bilgilendirmesi/yönlendirmesi ile; kimi zaman da bire bir terapiler ile gerçekleşir. Yapılan müdahalenin çeşidi ne olursa olsun dil ve konuşma terapistleri öncelikle ayrıntılı bir değerlendirme yapmalı ve konuşma ile anatomik yapılar arasındaki bağı kurmalıdır.

 

“Hareketsizlik; korku ve şüpheyi, hareket ise güven ve cesareti doğurur. Eğer korkuyu yenmek istiyorsanız, evde oturup onu düşünmeyi bırakın. Dışarı çıkın ve onunla uğraşın.”

–Dale Carneige

Call Now ButtonHemen Ara