Login

Lost your password?
Don't have an account? Sign Up
Kekemelik

Kekemelik Nedir?

En yaygın akıcılık bozukluğu olan kekemelik, konuşma hızını ve ritmini etkileyebilecek tekrarlamalar (sesler, heceler, sözcükler, sözcük öbekleri), ses uzatmaları, bloklar, anormal duraklarla karakterize konuşma akışında bir kesintidir. Kekemeliğin başlangıcı genellikle çocukluk dönemidir. Kekemeliği olan çocukların çoğunda kekemelik yaklaşık 2,5 yaşında başlamaktadır  (Mansson, 2007; Yairi & Ambrose, 2005; Yaruss, LaSalle, & Conture, 1998). Konuşmanın akışında/akıcılığında karşılaşılan problemler (duraklar, uzatmalar, tekrarlar) akıcılık problemleri olarak adlandırılmaktadır.

Kekemelikle ilgili daha detaylı bilgi ve farklı bakış açıları için buraya tıklayabilirsiniz.

Kekemelik Belirtileri Nelerdir?

Kekemelik belirtileri, aşağıdaki birincil davranışları içerir;

-Tek heceli tam kelime tekrarları (örneğin, “Neden-neden-neden oraya gitti?”),

-Kısmi-kelime veya ses/hece tekrarları,

-Ses uzatmaları,

-Sesli veya sessiz bloklar,

-Aşırı fiziksel gerginlik veya efor ile üretilen kelimeler.

Ayrıca bu bireyler, bu davranışlardan kaçmak ya da kaçınmak için fiziksel gerilim, göz kırpma, baş sallama gibi ikincil davranışlar da sergileyebilir (Guitar, 2014).

Kekemeliğin Görülme Sıklığı Nedir?

Çocukluk döneminde kekemeliğin ortaya çıkma sıklığı %5’tir. Kekemeliği olan çocukların çoğunda kekemelik yaklaşık 2,5 yaşında başlamaktadır  (Mansson, 2007; Yairi & Ambrose, 2005; Yaruss, LaSalle, & Conture, 1998). Yetişkin döneminde kekemelik sıklığı ise %1’dir. Kekemeliğin cinsiyete göre oranı genel olarak kızların lehine olmak üzere 3:1 olarak gözükmektedir (Guitar,2006).

Kekemeliğin Nedenleri Nelerdir?

Kekemeliğe ilişkin pek çok kuram ve yaklaşım bulunmaktadır. Konu ile ilgili çok sayıda araştırma bulunmasına karşın kekemeliğin oluşum nedenleri henüz kesin bir biçimde bilinmemektedir. Kekemeliğin genetik yatkınlık ile birlikte çevresel, nörolojik, fizyolojik ve öğrenilmiş davranışlar gibi etmenleri içerdiği ve çok bileşenli bir etiyolojisi olduğu yaygın olarak kabul gören bir görüştür (Ambrose, 2004; Onslow, 2004).

Günümüzde, kekemeliğin bir travma ya da korku sonucu tamamen psikolojik kökenli olarak ortaya çıktığına yönelik görüş kabul görmemektedir. Bu yaklaşımlar, kekeleyen bireylerin ortalamadan daha farklı psikolojik bir görünüm sergilemedikleri sonucuna varılarak reddedilmiştir. Ayrıca araştırmalar, kekemeliğin ortaya çıkmasında anne-babanın doğrudan bir etkisi olmadığı ve çocukların çevrelerinde kekeleyen bir bireyi taklit ederek kekeme olmadıklarını da göstermektedir.

Kekemeliğin Sosyal Hayata Etkileri Nelerdir?

Kekemelik bireyin iletişim yeterliliğini sınırlandırarak yaşam kalitesini düşürebilir. Akademik sorunlar yaşamasına, akran ilişkilerinde güçlük yaşamasına, özgüveninde yetersizliğe neden olabilmektedir. Kekemelik nedeniyle hem bozukluğu yaşayan birey hem de ailesi etkilenmektedir. Kekemeliğin şiddeti, kekemeliğin kişinin yaşantısına etkisi de bireyden bireye farklılık gösterebilir.

Kekemelik Varlığında Terapi Süreci Nasıl İşler?

Bireyin hayatını, sosyal ilişkilerini, akademik başarısını, bireyler arası iletişimini etkileyen bir konuşma bozukluğudur. Hepimiz erken dönemde ve/veya zaman zaman akıcısızlık anları (normal akıcısızlık) yaşarız. Erken dönemde karşılaşılabilecek olan bu problemle her dört çocuktan üçü kendi kendine başa çıkabilir. Nedeni henüz net olarak bilinmemekle birlikte birçok teoriden bahsedilmektedir. Sebep ne olursa olsun elimizde bireyin hayat akışını etkileyen bir durum söz konusu olduğunda müdahale kaçınılmazdır. Bu noktada gerek kekemeliğin gerek hızlı bozuk konuşmanın birey ihtiyaç duyduğu takdirde müdahale edilebilir kontrol altına alınabilir bir durum olduğu unutulmamalıdır. Erken dönemde yapılan müdahale bireyin akademik, psiko-sosyal, sosyal gelişiminde herhangi olumsuz bir deneyimle karşılaşmaması veya yaşanabilecek/karşılaşılabilecek olumsuz deneyimlere hazırlık için önemli bir dönemdir. Fakat müdahale her ne zaman olursa olsun bireyin dünyasında pozitif yönde bir değişim sağlayacaktır. Kişinin yaşanılan durum üzerindeki farkındalığı ve süreç üzerindeki kontrolü arttıkça akışa daha kolay dahil olabilecektir.

Dikkat!

Terapi sürecinin planlanması tamamıyla kişinin istek ve ihtiyaçlarına göre bireysel olarak oluşturulmaktadır. Bu noktada dikkat edilmesi gereken en önemli ayrıntı müdahaleyi planlayan kişinin bir dil ve konuşma terapisti olmasıdır. 

Kekemelikle ilgili değerlendirme ve terapi sürecine girmek için randevu alabilirsiniz. // Tıklayın .

“Hata yapmak diye bir şey yoktur, sadece mutlu küçük kazalar vardır.” Bob Ross

Call Now ButtonHemen Ara