Pandemi Sonrası Okula Dönüş

ÇOCUKLARDA OKUL  KORKUSU VE OKULA UYUM

Anaokuluna başlayan çocuk ilk kez annesinden ayrılır, farklı insanların arasına girer. Çoğu zaman sancılı geçen okula alışma sürecini başarıyla atlatmada en büyük rol anne-babaya düşer.

Anaokuluna başlama sürecinde çocuklar nasıl bir duygusal değişim yaşar?
Anaokulu eğitimin başladığı kurumdur. Eğitim ise anaokulu öncesinde anne tarafından verilmeye başlanmıştır. Tanım olarak tutum ve davranış değiştirme olarak kabul edilen eğitim süreci bir anlamda doğum ile başlamıştır. Uyku beslenme saatlerinin düzenlenmesi ilk eğitim örnekleri olarak görülebilinir. Annenin tek başına ve aile içinde verdiği bu eğitim anaokulu dönemi öncesine kadar sürer. Kabaca artık kendi ihtiyaçlarını karşılar olgunluğa eren çocuk toplumsal ortamlara açılmaya başlayacağı (kabaca  3 yaş) olgunluğa erdiği zaman anaokulu zamanı da gelmiş sayılır. Ev dışında her türlü ortam yabancıdır, bilinmez içerir dayanılmaz cazibesi ile birlikte ürkütücü özellikler de içerir. İnsanlığın en temel çatışmalarından biri olan yakınlaşma-uzaklaşma çatışmasın bir biçimde çocuk hisseder: Bir yandan dış ortamın çekiciliği bir yandan ürkütücülüğü. Çocuk çelişkili duygular içindedir. Bir bölümü bu duyguları açık, uzun ve yoğun olarak yaşar ve sergilerken bir kısmı da daha örtülü, kısa süreli ve hatta düşük yoğunlukta yaşar.

Çocukta ne gibi tepkiler görülür?
Biraz önce tanımlanmaya çalışılan duyguların şiddeti çocuğun sergileyeceği tepkilerin biçimlenmesinde önemli rol oynar. Temel güven duygu sorunu yaşamamış, annesi ile uyumlu ve dengeli ilişki yaşamış, sağlıklı ve güvenli bağlanma geliştirmiş çocuk göze çarpan bir tepki sergilemez, yumuşak bir geçişle bu yeni eğitim ortamına uyum yapar. Sabah okul zamanı ile başlayan karın ağrıları, ağlamalar, hareketlerde yavaşlama, isteksiz ve olumsuz cevaplar, kısaca çocuk baştan aşağıya olumsuz ve her şeyi reddeden bir tutum içindedir. Okul sözünden vazgeçildiğinin ilan edilmesi ile tüm belirtiler çok hızlı bir biçimde söner, bir süre önce sergilenen alevli tablonun yerini tam bir sükunet alır.

Bu dönemde çocuğa yaklaşım nasıl olmalıdır?
Çocuğun okul reddine/okul fobisine yönelten bilinen bir neden varsa bunun hızlı bir biçimde ortadan kaldırılması gerekir. Öncelikle öğretmen ve okul yöneticileri ile işbirliği içinde olunmalıdır. Anneden ayrılmanın yarattığı ayrılık gerginliğinin basit bir durum olarak, hor görülen bir biçimde ele alınması uygun değildir. Ciddi bir kaygı söz konusudur. 

Okula gitmesi için zorlamak ne gibi sonuçlara yol açar?
Okula gitmekten vazgeçilmesi uygun değildir. Bir sonraki dönemde de çocuğun benzer tutum sergileme olasılığı yüksektir. Okula gitmenin gerekli olduğu aile içinde ortak bir değerlendirme ile alınmış kesin bir karar olarak çocuğa sunulmalıdır. Bu tutum hiçbir başka koşul ile bağlanmamalıdır..

Çocuğun bu süreci kolaylıkla atlatması için anne ile babaya düşen görevler nelerdir?
Diğer birçok durumda olduğu gibi öncelik sevgidedir. Bu durum ve sergilenen tutumlar sevgi ile aşılacaktır. Sevgi göstermek ancak bunu sergilerken de ılımlı olmak gerekir. O güne değin ana-baba tutumu olarak sergilenmemiş davranışlardan uzak durulmalıdır. Okula gitmenin çocuğa yeni ve değişik bir edinim ortaya çıkarmasına izin verilmemelidir. Okula gitme hiçbir zaman pazarlık konusu olmamalıdır.

  1. Okula başlayacak olan her çocukta heyecan, kaygı gibi duygular gözlemlenebilir. Bu son derece normaldir.
  2. Çocuğunuzla okula gitmek istememesinin nedenlerini konuşmanız, onun bu konuda kendi duygularını anlatmasını sağlamanız, anlaşıldığını hissettirecek ve sizinle daha kolay iletişim kurmasını sağlayacaktır. 
  3. Bazen çocuklar çok kolay anlatmayabilir. Böyle durumlarda resim çizdirme, hikâye anlatma ya da insan figürlü oyuncaklar yardımıyla farklı bir iletişim kanalı kurulabilir.
  4. Sorun aile içinden kaynaklanıyorsa, aile içi iletişimi güçlendirmeye, çocuğun yaşına ve bilişsel gelişimine uygun becerileri geliştirmesine yönelik destekleyici yaklaşımlarda bulunulmalıdır.
  5. Okul kaynaklı ise, okul alanında düzenlemeler yapılmalıdır. Okul içindeki bireylerle arasında bir sorun varsa, rehberlik servisinin ve idarecilerin devreye girmesi işe yarar. Okul nedenli sorun aşılamıyorsa son aşamada sınıf ya da okul değişikliği de yapılabilir. 
  6. Çocuk kendini rahat hissedinceye kadar ebeveyn sınıfta bekleyebilir, aşamalı olarak çocuğun ebeveyni ile kaldığı süre azaltılıp, fiziksel mesafe giderek uzatılabilir. 
  7. Ebeveyn tarafından okula bırakılıyor ise, ayrılma süresi kısa tutulmalı, ne zaman tekrar almaya geleceği ve tam olarak nerede bekleyeceği bilgisi net bir şekilde çocuğa ifade edilmelidir. 

Hangi durumlarda bir uzmana başvurmak gerekir?
Okula gitmeyi reddetme kabaca 2 ile 4 hafta ya da daha fazla sürerse, red ile birlikte ortaya çıkan diğer yakınmalar başka zamanlarda da sürerse, günlük etkinliklerde aksamalar ya da zorlanmalar ortaya çıkarsa bir uzmandan yardım alma zamanının geldiği düşünülmeli.

Anaokulu eğitimi çocuklara ne kazandırır? Mutlaka göndermek gerekir mi?
Anneden sonra görülen ilk eğitim kabaca anaokulu eğitimidir. Sosyal ortamda, yabancılar arasında, aile dışında alınan bu eğitimin özellikle çocuğun toplumsal uyum ve gelişmesi için çok önemlidir. Bu özellikleri nedeniyle vazgeçilmezdir. Eğitimin insan yaşamındaki değer ve önemi göz önüne alınırsa her koşulda eğitim olanaklarına ulaşması için  her türlü girişim sergilenmelidir. Eğitim hiç kimseye zararlı etkide bulunmamış, bilakis olumlu özellikler kazanılmasına yol açmıştır.

Mete KALDIRIM

Psikolojik Danışman

0 0 oylar
Puan
guest
0 Yorum
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları görüntüle
0
Düşüncelerinizi duymayı çok isterim, lütfen yorum yapın.x